Arşiv Ekim, 2008

Hızını alamayanlar

Öyle anlar vardır ki hayatımızda hiç o kadar üretken olmamışızdır… çalışırız çalışırız yorulmayız… taki hedefe ulaşana dek… hedeften sonraki boşluk anını ise depresyon haline giriş bileti olarak düşünebiliriz… işte o yoğunluğu çekerken hayıflanmamız boşuna, bunlar mutlu anlarımız aslında … keşke hep yoğun olabilsek… keşke hep uğraşacak meşguliyetlerimiz olabilse….

Yorum bırakın »

Sterisol

”Kamuya açık yerlerde ve tüm kamu kurumlarının tuvaletlerinde ekonomik olduğu için sıvı sabunlar kullanılmakta. Elinizdeki açık yaralara temas ettiğinde %100 cilt kanseri riski taşıdığını ve Ankara Onkoloji Hastanesi’ne yapılan başvurularda son 4 yılda ‘Cilt Kanseri’ hastalarının sayısının %94 arttığını biliyor musunuz? Özellikle İsveç’ten alınan ‘Sterisol’ isimli dezenfektan içerikli sıvı sabun bu riski en çok taşıyanlardan. ‘Sterol’ adıyla pazarlanan bu sıvı dezenfektan sabuna dikkat edin. Umuma açık yerlerdeki sıvı sabunların hiçbir türünü asla kullanmayınız.Sağlıklı toplum olmak elimizde.”

S.SAÇAN
Ege Üniversitesi
Nükleer Bilimler Enst.
35100,Bornova IZMIR / TURKIYE

(Bir mailden alıntıdır…Sağlık önemli…)

Yorumlar (2) »

Nedir bu başıma gelenler


Nedir bu başıma gelenler… deriz hep sıkıntılı anlarımızda… İnşallah isyana girmiyoruzdur… Yenilik elbette iyidir, mutluluk vericidir de sadece yenilere alışmak zaman alıyor işte…

Çevreye uyum seminerlerini zamanında çok boş bulmuştum; ama gereğini şimdi anlıyorum… gerçekten çevreye uyum problemi yaşıyorum…Resmen dengem bozuldu… Beynimin içinde milyonlarca surat… hepsi birbirine benziyor…Şaşkınlık üstüne şakınlık ,sakarlık üstüne sakarlık… elime yüzüme bulaştırdığım işleri saysam…ya dalgınlıklarım… Günüm Üç parça… Ben bin parça… Orta nokta neresi bilmiyorum… Bazen gözüm kararıyor; boşluğa basar gibi hissedip sendeliyorum; başım dönüyor dersem abartmış olmam… Hayata yeni başlar gibiyim, sanki yeni yürümeyi öğreniyorum!

Her şeyim yeni… eskilerden bir kıyafetlerim var bir de anılarım… eski kıyafetlerimin bile duruşları değişmiş… önceden birbirine uydurarak giydiklerim şimdi uymuyor gibi geliyor… üstelik anılar bile bir değişik… eskiden çok içli yaşardım onları gerçek gibi şimdi ise hatırlayıp geçiyorum çünkü düşünecek daha yeni şeylerim var…

Ben istedim yeni yeri, yeni yaşamı ve mutluyum beraberinde getirdiği olumsuzluklara rağmen ve sadece dedim ya çevreye uyum problemim var..ve çevremde bir çok yeni insan var.. ve ben biliyorum ki hepsiyle dost olamam .. ve bilmiyorum kimler benim için dost.. ve dua ediyorum ki Allahım hayırlı insanlarla karşılaştırsın ve hiç bir zaman utandırmasın…

Yorumlar (12) »

TARÇINLI (kakaolu) KURABİYE


Haftasonu çok yoğundum… Yeni evimi ziyarete gelenleri boş göndermek olmazdı… Ben de yemek yapma özürlü olarak, elimden geleni yapmaya çalıştım… İnşallah beğenmişlerdir… Annemler olsa yüz kere sormuştum nasıl oldu, güzel mi diye; kötü bile olsa çaktırmazlardı… Ama şimdi öyle değil ve ben de hazır olmalıyım ‘olmamış ‘ eleştirilerine… Neyse nasıl yaptığımı anlatayım kurabiyemi:

*Yarım paket margarin
*Yarım su bardağı sıvı yağ
*Yarım çay bardağı şeker
*1 su bardağı buğday nişastası
*1 yumurta
*3 su bardağı un

Hepsini karıştırınca biraz sert bir hamur oluyor… Hamuru ince rulo yapıp verev kesince de hoş bir görüntü oluyor… Sıcak fırına yerleştirip pembeleşinceye kadar pişirdim…

*1 kase şekerle
*2 tatlı kaşığı tarçını
karıştırdım ama sevmeyenler olur diye tarçın yerine kakao kullandım.
Fırından sıcak sıcak indirdiğim kurabiyeleri tarçınlı yada kakaolu şekere bulayıp servis tabağına aldım…

Sadece bir kurabiye olmaz, mayalı poğaça, cevizli üzümlü kek ve patates salatası… Eee daha ne olsun değil mi…

Yorumlar (8) »

Kaynana olmak bir sanattır..

Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık oldugunu,evlenmek istedigini ve kızı tanistirmak istedigini söyler. Ama sadece eglence olsun diye eve 3 kiz getirecegini ve annesinin evlenecegi kizi tahmin etmesini ister. Ertesi gün 3 güzel kizla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar ‘Tahmin ettin mi’diye. Anne duraksamadan cevap verir:’ Ortadaki kizilsaçlı.’ Oglan hayretle annesine sorar: ‘Inanilmaz, nasil bildin?’ Anne cevap verir: ‘Bir tek ondan hoşlanmadım..’

Alıntıdır…

Yorumlar (21) »

Evde yaşamın 49 püf noktası

Çok uzun ama çok faydalı bilgiler var…

1) Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın.Vidayı öyle takın.
2) Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç dakika buhara tutun.
3) Makasınızı bilemek istiyorsanız,zımpara kağıdı kesin.
4) Halıdaki sigara yanıklarından,¬yanık¬ y¬er¬ler üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.
5) Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz bırakır.Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve erimesini bekleyin.Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin.İzden eser kalmadığını göreceksiniz.
6) Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce kapalı olup olmadığını kontrol edin.Açıksa zedelenebilirler.
7) Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin içerisine koyun.Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun.Bardakların kolayca çıktığını göreceksiniz.
8) Satın aldığınız plastik ve cam eşyalarin üzerine yapıştırılan etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin sürün ve 15 dakika bekletin.Bir bez ile ovalayıp yıkayın.Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.
9) Ütü yapmayı kolaylaştırmak ve süreyi azaltmak için ütü masasının kılıfının altına alüminyum folyo koyun.Sıcağı geri yansıtacağından ütü yapmak daha kolay olacaktır.
10) Bez pabuçların temizlenmesi sorun oluyor ise pabuçları bir yastık kılıfının içerisine koyun.Kılıfın ağzını kapayın ve çamaşır makinasında yıkayın.Yeni gibi olacaklardır.
11) Buz kalıplarınızı su ile doldurmadan önce bölmelere portakal,limon ve dilediğiniz meyve parçacıkları yerleştirirseniz dekoratif buzlar elde etmiş olursunuz.
12) Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin,aksine kolonya ile ovalayın.Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.
13) Eğer ayaklarınız çok hassas ise,sıcak havalarda şikayetleriniz artıyorsa,her sabah bir kaç damla zeytinyağı ile ovalayın.
14) Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suyun içerisinde bekletin,sonra yıkayın,çekmeyeceklerdir.
15) Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız,bir dilim limon ile ovun.Böylece yumuşacık olacaklardır.
16) Yeni bir tava satın aldığınızda ilk önce içinde bir miktar sirke kaynatın.Bu işlem ilerde kızartmalarınızın tavaya yapışmasını önleyecektir.
17) Cevizle dost olun.İçindeki yağ beyin hücreleri için çok yararlıdır.Kan şekerini düşürdüğü için şeker hastalarına da uzmanlar tarafından tavsiye edilir.
18) Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın.Çiviyi öyle çakın. Böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.
19) Kızartma yağını bir kaç kez kullanabilirsiniz.Kullanılır durumda olup olmadığını anlamak için kızgın yağın içerisine bir dilim ekmek atın.Ekmekte kara lekeler oluşmuyorsa kullanabilirsiniz.
20) Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin.Böylece içleri de dağılmayacaktır.
21) Unlarınızın böceklenmemesi için,un kavanozunun içerisine bir adet defne yaprağı koyun.
22) Fırında patates yapmadan önce,10-15 dakika haşlayın ve çatal ile delin.Daha kolay pişecektir.
23) Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun.8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler.
24) Kullanılmış limon kabuklarını rendeleyip şeker ile karıştırın.Kavanozun içerisinde buzdolabında uzun bir süre saklayabilirsiniz.Böylece pasta yaparken elinizin altında hazır bulunur.
25) Kabarık bir omlet yapmak istiyorsanız,bir çorba kaşığı suyun içerisine bir çay kaşığı mısır unu karıştırın. Hazırladığınız karışımı yumurtaya ilave edin.Böylece kabarık bir omlet yapmış olacaksınız.
26) Sarımsaklarınızı her zaman elinizin altında hazır bulundurmak istiyorsaniz kabuklarını soyduktan sonra bir kavanoza doldurup üzerine zeytinyağı koyarak muhafaza edebilirsiniz.Ayrıca bu yağ yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet katacaktır.
27) Peyniri kolay rendelemek için,15 dakika buzlukta bekletin.
28) Bisküvileriniz yumuşamışsa onları birkaç dakika fırınlayın.
29) Çekmeceleri içini boşaltmadan temizlemek istiyorsanız,elektrik süpürgesinin ucuna ince bir çorap geçirin.
30) Fırında tavuk kızartacağınız zaman üzerine koyduğunuz baharatlardan içine de koyun.Böylece daha lezzetli olur.
31) Domates salçanız çok ekşi ise içerisine bir havuç rendeleyin.Havuç,salçanızı tatlandıracaktır.
32) Mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu koyun,5 dakika bekletin.Daha sonra pişirin.
33) Fırında tavuk kızartacağınız zaman bir limonu ikiye bölün,yarısını tavuğun üzerine bastırarak iyice sürün.Diğer yarısını ise tavuğun içerisine yerleştirin.Tavuğunuz nar gibi kızaracaktır.
34) 2 Çorba kaşığı yoğurdu,sulandırılmış 1 çorba kaşığı salçayı ve birazda zeytinyağını derin bir kabın içerisinde karıştırın.Fırına koymadan önce tavuğun her tarafına sürün.Çok daha lezzetli olacaktır.
35) Hazırladığınız kekin ortasına malzeme koyacağınız zaman bıçak ile kesmenize gerek yok.Dikiş ipliğini kekin etrafına gerip dikkatlice çektiğiniz zaman düzgün bir şekilde kesildiğini göreceksiniz.
36) Hazirladığınız kekin,fırında pişirirken çökmemesi için hamuru kalıbı ile birlikte fırına koymadan önce 20 dakika kadar dinlendirin.
37) Pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker yada limon suyu koyun.
38) Hazırladığınız omletin tavaya yapışmaması için,önce tavayı ocağa koyup iyice ısıtın sonra yağı döküp kızdırın.Daha sonra karışımı tavaya alın ve ocağın altını kısın.
39) Kesilmiş ve açık havada kalmış soğan zararlıdır.Kullanmadığınız soğan parçalarını saklamayın.
40) Çok miktarda alkollü ve alkolsüz kokteyller hazırladığınızda onlardan bir miktarını buz kaplarına yerleştirin.Kokteyllerin içerisine bunları kullanın.Böylece sulanıp tatlarını kaybetmeyeceklerdir.
41) Kuru soğanları kese kağıdına sardıktan sonra buzdolabının sebze bölümünde muhafaza ederseniz çürüyüp bozulmasını önlemiş olursunuz.
42) Kızarttığınız tavuğun tekrar ısıttığınızda lezzetini kaybetmesini istemiyorsanız tavuk parçalarını bir süzgece koyun.Tencerenin içerisinde su kaynatın ve süzgeci üzerine oturtun.Buharda ısıtılan tavuk lezzetinden hiçbir şey kaybetmeyecektir.
43) Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torba içerisinde elma ve armut ile saklayın.
44) Evde pasta yaparken kullandığınız meyve şekerlemelerinin dibe çökmesini istemiyorsanız hazırladığınız hamura bir miktar mısır unu ilave edin.Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.
45) Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun.Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkartabilirsiniz.
46) Soğan,sarımsak kesmeden önce parmaklarınıza limon suyu sürerseniz,istemediğiniz kokulardan kurtulmuş olursunuz.
47) Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine 1-2 dal maydanoz atın.
48) Lambalarınızın üzerine kullanmadığınız kokularınızdan veya biraz vanilya sürerseniz,lambalarınızı yaktığınızda mis gibi koku yayılacaktır.(Fazla sürmeyin.)
49)Parfümü bitmiş küçük parfüm şişelerini atmaya kıyamıyorsanız onları çamaşır dolabınıza koyun.Böylece çamaşırlarınızın hoş kokmasını sağlarsınız.

ALINTIDIR: www.haberalan.com

Yorumlar (8) »

Özür Dileriz Öğretmenim


Elimde 10 kiloluk bilgisayar çantası; ve içinde en az 3 kitap, koştur koştur okul kapısından içeri giriyorum, aklımda da ‘inşallah geç kalmadım’ duasıyla üstelik bir de nöbet günü…
Okul büyük; öğrenci çok; oynayan, zıplayan, çarpan, düşen kalkan… Öğrencileri güçlükle sınıfllarına yerleştirdim… ve nihayet sınıftayım… Sabaha yeni başlamama rağmen; bu ne yorgunluk üstümdeki… ama küçük mavi şirinler öyle mi… benim sıfır enerji olarda ise milyon tane… hiçbirinde sabah mahmurluğu yok…
Yok bugün farklı.. Ya onlarda bir şey ters ya da bende…çünkü bugün daha bir beni dinlemez oldular… Üstelik o ağır bilgisayar çantası da onlar içindi çünkü şarkı öğretecektim çok istemişlerdi… Peki neden umursamıyorlardı… Her sınıfta kolayca işlediğim dersi bu sınıfta neden güç bela işliyordum… Neden bu sınıfta daha çok yoruluyordum… Bugün ise anladım ki benim onlara kızmamam ” aman boşver çalıkuşunun dersi zaten” düşüncesi doğurmuş onlarda… Otoritenin sert bakışlarla yada cezalarla olduğunu düşünen beyinleri, biz mi oluşturuyoruz acaba diye kendimi suçladım… Memnuniyetsizliğimi ifade ederken , yüz ifadem nasıldı bilmiyorum ama sınıfta çıt yoktu bu sefer de… Kırgın olduğumu belirttim… Ve malesef kafamdaki ”bu sınıfa nasıl ulaşabilirim” düşünceleriyle merdivenlerden aşağı inecekken, bir öğrenci grubu beni durdurdu… Şaşırdım; okulda yeni olduğum için teneffüslerde öğrencilerle pek muhabbetim olmuyordu… Bir baktım benim mavi şirinler… kafaları önlerinde; koridorda; hep bir ağızdan: ”Özür dileriz Öğretmenim… ”
Bütün yorgunluğum geçti, düşük suratımda gülücükler… 2.ders nasıl güzel geçti nasıl zevkli işledik dersi anlatamam… Bir çift söz günümü nasıl da değiştirdi…

Yorumlar (11) »

YAŞAM İÇİN ÖNERİLER

-İnsanlara beklediklerinden daha çok şey ver ve bunu zevk alarak yap.
-Dinlediğin her şeye inanma, sahip olduğun her şeyi harcama ve istediğin kadar uyuma.
-’Seni seviyorum’ dediğinde, cidden söyle.
-Üzgünüm dediğinde, o kişinin gözlerinin içine bak.
-Evlenmeden önce en az 6 ay nişanlı kal.
-Başkalarının düşleriyle asla alay etme.
-Anlaşmazlık durumlarında, dürüst ol.
-Kimseyi kırma, hakaret etme.
-İnsanları akrabalarına göre yargılama.
-Yavaş konuş, ama hızlı düşün.
-Anneni ara.
-Kaybettiğinde, ders al.
- Küçük bir anlaşmazlığın büyük bir arkadaşlığı bozmasına izin verme.
-Telefona cevap verirken gülümse.Seni arayan kişi bunu sesinden anlayacaktır.
-Biraz yalnız kal.
-Suskunluğun, bazen, en iyi yanıt olduğunu unutma.
-Allah`a güven ama arabanı kilitle. (Deveni bağla sonra tevekkül et).
-Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir.Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
-Geçmişte çok yaşama.
-Bildiklerini paylaş. Ölümsüzlüğü elde etmenin bir yoludur.
-Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç saklıdır.•
-Sana sevgi gösterisinde bulunan birini engelleme.
-Başkalarının işine burnunu sokma.
-Çok para kazanıyorsan eğer, hayattayken, başkalarına yardım et. Bu, Şansın sana verebileceği en büyük tatmindir. Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir şanstır.

Bazen bunları hatırlamak gerek… Bu öğütler yine kendime :)

ALINTIDIR sevgiler….

Yorumlar (7) »

yaz yaz yaz


Yazmak güzel şeymiş… Canınız ne isterse yazın, o bu şu ne der diye düşünmeden.. Zaten toplum baskısı hep üstümüzde. İki dinleyip bir söylemezsen başın dertten kurtulmuyor… ‘Aman şu dediğimle saygısızlık etmiyorumdur inşallah’ diye düşünenler ya da ‘şunu desem gider hemen yetiştirir mi’ diye susmayı tercih edenler, başkaları ne der diye yaşamaktan bıkanlar,kalemin ağırlığında ezilmeden yazın özgürce… biz yazar değiliz sonuçta ve para kaygımız yok yazdıklarımız için, bence içinizden nasıl geliyorsa öyle davranın… ne benim dediğimi yapın; ne de bir başkasınınkini… siz en iyisi yazın…

Saklı kalmış duygular, gizli sevdalar, amirin baskısı, eşinin dırdırı, hiç olamadığın ya da olduklarını sergilediğin, en sevdiğin yemeğin, ürettiğin elişlerin, etrafından duyamadığın övgüler, belki duymaya cesaret edemediğin yergiler…hiç sahip olmadığın günlüğün, ya da sahip olsan da biri okumasın diye köşe bucak sakladığın defterin… hepsini yazın… bırakın bilsinler… yazın ve rahatlayın… Tıpkı terapi gibi…

Yorumlar (9) »

KİMSİN ?


Varlığında kızmaktan çekinmediğim; yokluğunda ise pişmanlıktan eridiğim… Kavgamızda tamam bitti dediğim, gözlerime masum bakınca affediverdiğim… Sürekli eleştirmelerinden şikayetçi olduğum; güzel sözler söylediğinde havalara uçtuğum… Bazen yalnızlığı özlediğim ; yalnız kalınca depresyona girdiğim… Beni beğenmediğin günlerde kinlendiğm; işlerimi övdüğünde kinimi unuttuğum… Beni çok üzdüğün zamanlarda kopamadığım; benim seni üzdüğüm zamanlarda da sonuna kadar dayandığın; gülüşümü görmeden gitmediğin…

Söyle SEN kimsin, ne ailem gibisin, ne arkadaşım gibi… apayrı bir şeysin… Hiç kimseye kızmadığım kadar acımasızca SANA kızabilirken; en ufak şeye darılırken ; demekki bu rahatlığı bulduğum birisin… İstemediğim şeyi bana zorla yapmazken; bazen benden gizli iş çevirirsin… Adını koyup da koyamadığım bir gelgit halisin… Bugün çok iyiyiz demeye korktuğum; saniyesinde küstüğüm; saniyesinde en çok sevdiğim değişkenimsin…

Buldum sen benim asla yanımdan ayıramayacağım bir parçamsın… Gittiğinde kocaman bir boşlukla kalacağım; yerini uzun zaman dolduramayacağımsın… Yerin sıcaksa hep orada kal… Sen ALTIN SAÇLIM; ÇAĞLA GÖZLÜMSÜN…

Yorumlar (3) »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.